<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="yeniolusum/yeniolusum blog" -->
<rss version="2.0" 
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>yeditepeseckileri</title>
	<link>http://omertolgay.yeniolusum.com</link>
	<description>Bir diğer Yeniolusum.com blogu</description>
	<pubDate>Mon, 05 Mar 2007 21:45:55 +0000</pubDate>
	<generator>http://yeniolusum.com/?v=yeniolusum blog</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>ceren&#8217;ce</title>
		<link>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/03/05/cerence/</link>
		<comments>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/03/05/cerence/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Mar 2007 21:45:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>omertolgay</dc:creator>
		
		<category>ceren aydemir</category>

		<guid isPermaLink="false">http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/03/05/cerence/</guid>
		<description><![CDATA[cennet bahçelerinde bir dal değilim
esen rüzgarla giden şal değilim
rengarenk kır çiçeklerinden gül değilim
en yüce dağ başında kar değilim
narin papatyalardan tek bir taneyim
 
ay güneşe
yemin ettirir
dünya beni ne kadar seviyorsa
elbet sen de beni o kadar seveceksin
maziyi benimle yeneceksin
ileriye benimle geleceksin
rüyana benimle dalacaksın değil mi?
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">cennet bahçelerinde bir dal değilim</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">esen rüzgarla giden şal değilim</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">rengarenk kır çiçeklerinden gül değilim</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">en yüce dağ başında kar değilim</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">narin papatyalardan tek bir taneyim</font></p>
<p><font face="Times New Roman"> </font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">ay güneşe</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">yemin ettirir</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">dünya beni ne kadar seviyorsa</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">elbet sen de beni o kadar seveceksin</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">maziyi benimle yeneceksin</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">ileriye benimle geleceksin</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">rüyana benimle dalacaksın değil mi?</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/03/05/cerence/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>bir adım</title>
		<link>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/03/05/bir-adim/</link>
		<comments>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/03/05/bir-adim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Mar 2007 21:40:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>omertolgay</dc:creator>
		
		<category>ceren aydemir</category>

		<guid isPermaLink="false">http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/03/05/bir-adim/</guid>
		<description><![CDATA[&#160;
boşlukta mutluluk bekleyen bir el
hareketsiz ve sessiz
sonsuzca bir bekleyiş ve ecel
gün ağarır çaresiz fersiz
 
bir fedakarlık mücadele bir çırpınış
zamanı parçalar yürekte bir kapı
ellerinde bir avuç nur onu anış
mutluluk zamanda bir adımdı
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">boşlukta mutluluk bekleyen bir el</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">hareketsiz ve sessiz</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">sonsuzca bir bekleyiş ve ecel</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">gün ağarır çaresiz fersiz</font></p>
<p><font face="Times New Roman"> </font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">bir fedakarlık mücadele bir çırpınış</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">zamanı parçalar yürekte bir kapı</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">ellerinde bir avuç nur onu anış</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">mutluluk zamanda bir adımdı</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/03/05/bir-adim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>hayat</title>
		<link>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/03/05/hayat/</link>
		<comments>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/03/05/hayat/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Mar 2007 21:34:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>omertolgay</dc:creator>
		
		<category>ceren aydemir</category>

		<guid isPermaLink="false">http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/03/05/hayat/</guid>
		<description><![CDATA[solgundu güneş 
sessizdi yağmur
ve her yürek yalnızdı kafesinde
yediyordu zaman hayatı
anlaşılmak istiyordu hayat
zamanın derin bir köşesinde
izin verse bu acımasız kargaşa
ve her yürek ağlayabilse haline
hüzünlere eş bir çığlık kopsa
umut kavuşsa eşsiz güneşine

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">solgundu güneş </font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">sessizdi yağmur</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">ve her yürek yalnızdı kafesinde</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">yediyordu zaman hayatı</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">anlaşılmak istiyordu hayat</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">zamanın derin bir köşesinde</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">izin verse bu acımasız kargaşa</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">ve her yürek ağlayabilse haline</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">hüzünlere eş bir çığlık kopsa</font></p>
<p><span>umut kavuşsa eşsiz güneşine</span>
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/03/05/hayat/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>KİTÂB-I AŞK</title>
		<link>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/19/ask-kitabi/</link>
		<comments>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/19/ask-kitabi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2007 20:18:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>omertolgay</dc:creator>
		
		<category>seda karapınar</category>

		<guid isPermaLink="false">http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/19/ask-kitabi/</guid>
		<description><![CDATA[Bazı anlar vardır. Sana bakan gözler istersin, seni anlatan ufak bir fısıltı, soluk veren yakın bir nefes. Ve dilemek, akşamla birlikte kayan yıldızlarla sabahı, dalıvermek küçük bir çocuğun avuçlarından aldığın hayalle masallara, sonunda; uyanmak; yeniden unutulmuş gözlerle, rüzgârın yardım edemediği geminin içinde. Dalgalar satırların ardında, liman olmuştur artık okunan her mısra Tanpınar’ın gölgesinde “Sahnenin Dışındakiler”le [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span>Bazı anlar vardır. Sana bakan gözler istersin, seni anlatan ufak bir fısıltı, soluk veren yakın bir nefes. Ve dilemek, akşamla birlikte kayan yıldızlarla sabahı, dalıvermek küçük bir çocuğun avuçlarından aldığın hayalle masallara, sonunda; uyanmak; yeniden unutulmuş gözlerle, rüzgârın yardım edemediği geminin içinde. Dalgalar satırların ardında, liman olmuştur artık okunan her mısra Tanpınar’ın gölgesinde “Sahnenin Dışındakiler”le figüran olmak bir anda. Attığın her adım Hecenin beş Şairi’ni hatırlatır sana. Akşam olmuş gökyüzü bulutlarla kaplıdır. Yaşadığın şu an suçluysan sana sıcak bir el, üç beş satırdan arta kalanlardır. Avutmak istersen kendini karanlık gecede. Hayat birer birer düşürür maskesini, unutulduğun anda Fuzûlî’nin hayatına dair bildiklerindir seni susturan. Rafta duran birkaç tozlu kitap, gün doğarken dost olmuştur yalnızlığa. Ve, senin peygamberlerinin bir mağara ortasında titreyerek işittiklerini ne de dinlemekle seni secdeye vardıran sesi, yıldızlar bile anlatamaz, kelimelerin düğümlendiği anda satırlar yazmak zamanı geldiyse. Son bulurken güneşin yıldıza verdiği sözler, umutların senden ayrılma vakti çoktan gelmiştir ve sen mısralardaki gibi mecbursundur unutmaya ve yine sen mecbursundur satırlardaki gibi ağlamaya. Her fırsatta ‘yeniden’ demeye. Taş mermerlerin üstünde, bedeninde köleliğin acısıyla son bulursun gün batımında. Şu ana kadar yaşadığın tek şey tutulduğun son fırtınayla Kitâb-ı Aşk’tır yanındaki…</span>
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/19/ask-kitabi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ESRA ÇAMLICA  &#8220;KÖY HALİ&#8221;</title>
		<link>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/19/esra-camlica-koy-hali/</link>
		<comments>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/19/esra-camlica-koy-hali/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2007 15:49:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>omertolgay</dc:creator>
		
		<category>ESRA ÇAMLICA</category>

		<guid isPermaLink="false">http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/19/esra-camlica-koy-hali/</guid>
		<description><![CDATA[                  
Her olumsuz olayda sabrını kullanan, öğrencilerine bir baba gibi davranan canım öğretmenime.
Ayağımda kara lastik, 
elimde kazma, kürek,
Evimizde kalmaadı 
bir lokma sıcak ekmek.
Sizler parfüm kokuyorsunuz, 
biz ise tezek,
Kışın üstünüzde gocuk var, 
bizimkinde ince yelek.
Bizde yoktur sabah 10&#8242; da kalkmak ,
Oğlanlara yazı yazmak.
Anne babaya karşı gelmek, 
Kalpleri kırıp, canları yakmak.
Buranın insanı başkadır,
Evlerimiz yamaçtadır.
Asıl akıl bizde değil,
Uçan bülbül [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span><span>                 </span><span> </span></span></p>
<p class="MsoNormal"><em><span>Her olumsuz olayda sabrını kullanan, öğrencilerine bir baba gibi davranan canım öğretmenime.</span></em><span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Ayağımda kara lastik, </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>elimde kazma, kürek,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Evimizde kalmaadı </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>bir lokma sıcak ekmek.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Sizler parfüm </span><span>kokuyorsunuz, </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>biz ise tezek,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Kışın üstünüzde gocuk var, </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>bizimkinde ince yelek.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Bizde yoktur sabah 10&#8242; da kalkmak ,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Oğlanlara yazı yazmak.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Anne babaya karşı gelmek, </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Kalpleri kırıp, canları yakmak.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Buranın insanı başkadır,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Evlerimiz yamaçtadır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Asıl akıl bizde değil,</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Uçan bülbül ve kuştadır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/19/esra-camlica-koy-hali/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gülşen  Narin BUGÜN HAVA GÜZEL</title>
		<link>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/19/gulsen-narin-bugun-hava-guzel/</link>
		<comments>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/19/gulsen-narin-bugun-hava-guzel/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2007 15:17:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>omertolgay</dc:creator>
		
		<category>Gülşen  Narin</category>

		<guid isPermaLink="false">http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/19/gulsen-narin-bugun-hava-guzel/</guid>
		<description><![CDATA[
 Bugün hava güzel,
Bugün içim içime sığmıyor.
Annemden mektup aldım,
Memlekette gibiyim. 
Allah&#8217; a çok şükür karnım tok;

Elimi uzatsam kahve fıncanı dudaklarımda, 
Kuşlar kaçmıyor benden;
Bir güvercinin kanadını da okşuyorum 
Göklerin maviliği,
Serçelerin cıvıltısıyla siniyor içime 
Bulutların ipek gölgesi
Çocukların yüzünde hışırdıyor  
Çember çeviriyorum çocuklarla beraber,
 Elimde çember olmadan
Düşüncelerimizi nura gark eden düşüne sor,
Bu insanları kardeş biliyorum
Cümlenin sağlığına duacıyım 
Eğer ölürsem, 
Helalleşmeye vakit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span></span><span></span><span></p>
<p class="Section1"><span><span></span></span> <span>Bugün hava güzel,</span></p>
<p class="Section1"><span></span><span>Bugün içim içime sığmıyor.</span></p>
<p class="Section1"><span></span><span>Annemden mektup aldım,</span></p>
<p><span></span><span>Memlekette gibiyim.</span><span> </span></p>
<p><span></span><span><span>Allah&#8217; a çok şükür karnım tok;</span></span></p>
<p><span><span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Elimi uzatsam kahve fıncanı dudaklarımda, </span></p>
<p><span>Kuşlar kaçmıyor benden;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Bir güvercinin kanadını da okşuyorum </span></p>
<p><span>Göklerin maviliği,</span></p>
<p><span></span><span>Serçelerin cıvıltısıyla </span><span>siniyor içime </span></p>
<p><span></span><span>Bulutların ipek gölgesi</span></p>
<p><span></span><span>Çocukların yüzünde hışırdıyor</span><span> </span><span> </span><span><span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Çember çeviriyorum çocuklarla beraber,</span></p>
<p><span> Elimde çember olmadan</span></p>
<p><span></span><span>Düşüncelerimizi nura gark eden </span><span>düşüne sor,</span></p>
<p><span></span><span>Bu insanları kardeş biliyorum</span></p>
<p><span></span><span>Cümlenin sağlığına duacıyım </span></p>
<p><span></span><span>Eğer ölürsem, </span></p>
<p><span></span><span>Helalleşmeye vakit kalmadı</span></p>
<p><span> </span><span>Hatırdan çıkarmayın beni </span></p>
<p><span></span><span>Dünyaya benden selam olsun,</span></p>
<p><span></span><span>Her nefes alıp verişinizde</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Seni çok seviyorum</span></p>
<p><span></span><span>6-D 2005</span><span></span></p>
<p><span><br />
</span><span><span></span></span></p>
<p></span>
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/19/gulsen-narin-bugun-hava-guzel/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>SAVAŞ KARATAŞ       Mutluluk</title>
		<link>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/18/savas-karatasmutluluk/</link>
		<comments>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/18/savas-karatasmutluluk/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Feb 2007 08:13:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>omertolgay</dc:creator>
		
		<category>SAVAŞ KARATAŞ</category>

		<guid isPermaLink="false">http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/18/savas-karatasmutluluk/</guid>
		<description><![CDATA[    Mutluluğun insanların yaşamında çok büyük bir önemi vardır. Mutluluk olmadan yaşamak mümkün değildir. Hepimizin hayattaki en büyük hedefi elbette o mutlu bir hayat sürmektir. Bu yüzden mutlu olmaya çalışmalıdır.
    Mutluluk maddi zenginlikle asla kazanılamaz. Maddi varlık mutluluğu olumlu yönde etkilemez. Etkiler diyenler yanlış düşünmüş olurlar. Maddi varlıkla sadece satılabilen şeyler alınabilir. Oysa mutluluk kendiliğinden kazanılır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Mutluluğun insanların yaşamında çok büyük bir önemi vardır. Mutluluk olmadan yaşamak mümkün değildir. Hepimizin hayattaki en büyük hedefi elbette o mutlu bir hayat sürmektir. Bu yüzden mutlu olmaya çalışmalıdır.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Mutluluk maddi zenginlikle asla kazanılamaz. Maddi varlık mutluluğu olumlu yönde</font><font face="Times New Roman"><span> </span>etkilemez. Etkiler diyenler yanlış düşünmüş olurlar. Maddi varlıkla sadece satılabilen şeyler alınabilir. Oysa mutluluk kendiliğinden kazanılır. Mutlu olmak insanların elindedir.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Mutluluğun kazanılması hem kolay hemde zor bir kavramdır. Kolay kazanılan yönü; insanlar birbirlerine saygı ve hoşgörü gösterirse elde edilir. Zor olan yönü ise; mutluluğu para ile kazanabilirim, düşüncesine kapılmaktır. Toplumda böyle düşünen insanlar sürece değil mutlu olmak, gülmek bile güçleşir.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Yankçu ne güzel söylemiş: “İnsanlar mutluluğun yalnızca maddi ihtiyaçların karşılanması olmadığını kavrar. Böylece toplum maddi şeylerin ötesinde olan ödüller sistemi oluşturur.”</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Bence bugün sahip olduklarımız bile mutlu olmamız için yeterlidir. Evde, okulda, işyerinde veya herhangi bir yerde olabilmemiz için paramızın olması gerekmiyor.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Çoğu kez televizyonda izlediğimiz ünlülerin bile özel hayatlarının veya ruhsal yapılarının pek de normal olduğunu görmüyoruz. Çünkü insanların gözünü para hırsı bürümüş durumda. İstatistiklere göre böyle insanlar bir türlü mutluluğu yakalayamıyorlar. Çünkü stresli bir yaşamları var. Ailelerine, arkadaşlarına vakit ayıramıyorlar. Düşünün ne kadar acı bir durum. İnsanlar genellikle şu şekilde düşünürler:Ah bir param olsaydı şu arabayı alabilseydim.Hatta itiraf edelim biz bile bazen bu şekilde düşünüyoruz.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Ama tabi ki bu düşüncelerimizi değiştirmemiz lazım. Aksi taktirde bu bizim ruhsal yapımıza<span>  </span>ve tabiki sağlığımıza zarar verecektir. Paranın bize verebileceği veremeyeceği şeyler var. Para bize başkalarının yaşamında değişiklik yapma gücü verebilir, ancak bunu yapma arzusunu vermez.Para bize yeteneklerimizi geliştirecek zamanı verebilir,ancak bunu yapacak cesareti ve disiplini vermez.Kısacası para kendisi için ne istediğimize ve onu nasıl kullanacağımıza bağlı olarak bize, özgürleşmemizde ve köleleşmemizde yardım edebilir.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>    </span>Bence gerçek mutluluk, içten gelen mutluluktur. Bu mutluluk karşılıklı sevgi ve saygıyla olur.Maddi zenginlikle alakası yoktur.İşte bunu benimsedikten sonra eminim mutluluk çok kolay kazanılacaktır.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>                        </span><strong><span>                          </span></strong><span>              </span></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/18/savas-karatasmutluluk/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hilal Karayılmaz  SEVGİ VE BARIŞ</title>
		<link>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/16/hilal-karayilmaz-sevgi-ve-baris/</link>
		<comments>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/16/hilal-karayilmaz-sevgi-ve-baris/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2007 20:27:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>omertolgay</dc:creator>
		
		<category>Hilal Karayılmaz</category>

		<guid isPermaLink="false">http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/16/hilal-karayilmaz-sevgi-ve-baris/</guid>
		<description><![CDATA[                                                                  6 C  / 2003
İslam dini, sevgi ve barış dinidir. Herkesin birbirini sevmesini, barış  içinde yaşamasını ister. Dostça ve kardeşçe bir yaşam sürmemizi öğütler.
İslam dini, başkalarına zarar verecek davranışları da yasaklar.  Gıybeti, iftirayı, hileyi, yalanı    kötü davranışlar olarak nitelendirmiştir. Eğer bir toplumda bunlar yapılsaydı bu toplum çok büyük zarar görür, güvensizlik artar, birlik ve bütünlük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span>                                                                  6 C  / 2003</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>İslam dini, sevgi ve barış dinidir. Herkesin birbirini sevmesini, barış<span>  </span>içinde yaşamasını ister. Dostça ve kardeşçe bir yaşam sürmemizi öğütler.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>İslam dini, başkalarına zarar verecek davranışları da yasaklar.<span>  </span>Gıybeti, iftirayı, hileyi, yalanı<span>   </span><em><span> </span></em>kötü davranışlar olarak nitelendirmiştir. Eğer bir toplumda bunlar yapılsaydı bu toplum çok büyük zarar görür, güvensizlik artar, birlik ve bütünlük bozulurdu, dostluklar olmazdı. İslam dini bütün bunları bu nedenle yasaklamıştır. Dinimiz sevgi ve barış içinde yaşamamızı istediğinden “sevgi ve barış” anlamına gelen “İslâm” onun adıdır. Nitekim bu dindeki insanlar İslam&#8217;n bilincindedirler; sevgi ve barış içinde yaşarlar. Bunları gerçekleştirebilmek için Allah buyruklarını severek yerine getirirler. Onlar sevmeyi başarmak ve sevilmeyi hak etmek için çabalarlar.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Biz insanları sever, saygı gösterir ve insanlara hoşgörülü davranırsak, insanlar da bizi severler. Böylece bizler de sevilmeyi hak etmiş oluruz. Sevmeyi başarmak için kötü davranışlardan kaçınmalı, insanların kusurlarını görmezden gelmeliyiz. Eğer biz böyle davranırsak hem sevmeyi başarmış oluruz, hem de sevilmeyi hak etmiş…</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Bizim dinimiz sevgi ve barış dinidir. Bu dine inananlar zaten bunları<span>  </span>bilirler. Toplumda bu sevgi ve barış ortamını oluşturmak için de hem sevmeyi başarmalı hem de sevilmeyi hak etmeliyiz. İslam dininin emirlerini yerine getirir ve insanlara sevgi ve saygı ile yaklaşırsak bunu başarmış oluruz.</span></p>
<p class="MsoNormal">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/16/hilal-karayilmaz-sevgi-ve-baris/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gülşen Mutlu   BIRAKMIYORLAR</title>
		<link>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/16/gulsen-mutlu-birakmiyorlar/</link>
		<comments>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/16/gulsen-mutlu-birakmiyorlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2007 20:18:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>omertolgay</dc:creator>
		
		<category>Gülşen Mutlu</category>

		<guid isPermaLink="false">http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/16/gulsen-mutlu-birakmiyorlar/</guid>
		<description><![CDATA[  
 Pişmanım anam doğduğum güne,
 Mutlu olmak hakkım olsa bile.
 Bir zalim düşürdü beni bu hale,
 Pişmanım anam bırakmıyorlar.
            İster miydim soğukta dağda yatmayı,
            Anaların yüreğinde taş yakmayı.
            Veren Allah korusun bu silahı,
            Pişmanım anam bırakmıyorlar.

 Dost bildiklerim pusuda yatıyor,
 Kaçmaya kalksam namlu dikiyorlar.  
 Her gece bir zalim nöbet tutuyor.
 Pişmanım anam bırakmıyorlar.
            
            Bir zalim alnıdan vurdum diyor.
            Dönenin sonu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span><font face="Times New Roman"><span> </span></font></span></strong><strong><span><font face="Times New Roman"><span> </span></font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span> </span>Pişmanım anam doğduğum güne,</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span> </span>Mutlu olmak hakkım olsa bile.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span> </span>Bir zalim düşürdü beni bu hale,</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span> </span>Pişmanım anam bırakmıyorlar.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>            </span>İster miydim soğukta dağda yatmayı,</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>            </span>Anaların yüreğinde taş yakmayı.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>            </span>Veren Allah korusun bu silahı,</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>            </span>Pişmanım anam bırakmıyorlar.</font></p>
<p class="MsoNormal"><span></span></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span> </span>Dost bildiklerim pusuda yatıyor,</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span> </span>Kaçmaya kalksam namlu dikiyorlar.<span>  </span></font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span> </span>Her gece bir zalim nöbet tutuyor.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span> </span>Pişmanım anam bırakmıyorlar.</font></p>
<p class="MsoNormal"><span><font face="Times New Roman">            </font></span></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span> </span><span>           </span>Bir zalim alnıdan vurdum diyor.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>            </span>Dönenin sonu ölümdür diyor.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>          </span><span>  </span>Ne kadar pişman olursan ol diyor.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>            </span>Pişmanım anam bırakmıyorlar.</font></p>
<p class="MsoNormal"><span></span></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>  </span>Her gün biraz daha azalıyorlar.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>  </span>Çoğu pişman söyleniyorlar.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>  </span>Ölüm soğuktur diyorlar.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>  </span>Pişmanım anam bırakmıyorlar.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>             </span>Bir gün duyulur ölüm haberim.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>             </span>Etrafa saçılır kanlı bedenim.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>             </span>İbret olsun benim kaderim.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>             </span>Pişmanım anam bırakmıyorlar.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>  </span>Sana sözüm ağlama anam.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>  </span>Bırak derdime kendim yanam.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>  </span>Sevdiğim o yare selam söyleyin.</font></p>
<p class="MsoNormal"><font face="Times New Roman"><span>  </span>Pişmanım anam bırakmıyorlar.</font></p>
<p><font face="Times New Roman"><span>                                            </span></font></p>
<p><font face="Times New Roman"><span>     </span><strong><span>GÜLŞEN MUTLU</span></strong></font><strong><span><font face="Times New Roman"><span>                         6</span>/C - 2004<span>        </span>1318</font></span></strong><font face="Times New Roman"> </font>
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/16/gulsen-mutlu-birakmiyorlar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ömür Tozal  &#8220;GELİNLİK&#8221;</title>
		<link>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/15/omur-tozal-gelinlik/</link>
		<comments>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/15/omur-tozal-gelinlik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Feb 2007 20:48:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>omertolgay</dc:creator>
		
		<category>Ömür Tozal 1</category>

		<guid isPermaLink="false">http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/15/omur-tozal-gelinlik/</guid>
		<description><![CDATA[                İstanbul’da yapayalnız ve ihtiyar bir kulübe. Camları kırık, gözleri hüzünlü bir kulübe. İçinde ise bir nine ile torun yaşıyordu. Ninenin ismi Hatice, torununun ismi ise Ahmet’ti. Ahmet, on bir yaşında okula gitmeyen fakat sokaklarda bulduğu üstü yazılmamış kirli beyaz kâğıtlara üç beş boya kalemi ile dünyasını sığdırmaya çalışan sevimli bir çocuk. Hatice Nine ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>                </span>İstanbul’da yapayalnız ve ihtiyar bir kulübe. Camları kırık, gözleri hüzünlü bir kulübe. İçinde ise bir nine ile torun yaşıyordu. Ninenin ismi Hatice, torununun ismi ise Ahmet’ti. Ahmet, on bir yaşında </span><span>okula gitmeyen fakat sokaklarda bulduğu üstü yazılmamış kirli beyaz kâğıtlara üç beş boya kalemi ile dünyasını sığdırmaya çalışan sevimli bir çocuk. Hatice Nine ise yaşlanmış, saçlarına kar yağmış seksen beş yaşında bir nine. Ama şu an hastalanmış, gıcırdayan ve eskiyen tahtaların üstündeki yırtık bir döşek üzerinde yatıyordu. Mevsim kıştı. Ahmet, artık İstanbul’a kar yağmasını ve o, yağan kara bakarak hayâllerini eski kâğıtlara dökmek istiyordu. </span><span><span>                </span>İçeriye müthiş bir soğuk girdi. Ahmet kırık camın kenarında Ahmet kırık camın kenarında, yırtık kâğıtlara resim yapıyordu. O an elinin üstüne küçücük bir kar tanesi düştü. Evet, kar yağıyordu. Birdenbire<span>  </span>yerinden kalkarak, sevinç çığlıkları atmaya başladı. Kar yağıyordu. Çok mutluydu. Artık geriye kalan kâğıtların üstüne kocaman bir kardan adam yapabilecekti. Gaz lambasının ışığı yavaş yavaş titriyordu. İçeriye giren karla birlikte gaz lambası da üşümeye başladı. Ahmet bütün eşyasını topladı. Ve kirli, kırık camın kenarına geçip, dışarıda yağan kara bakarak kâğıdına bir kardan adam çizdi. Kenarlarına da beyaz beyaz karlar. Kâğıdı eline alır almaz hemen ninesinin yanına koştu ve büyük bir övünmeden sonra resmini gösterdi: “Nine resmim nasıl olmuş?” Ninesi ise titreyen ve gücünü kaybeden sesiyle “Çok güzel olmuş oğlum” dedi. Artık çok sevinçliydi. </span><span><span>                </span>Hava yavaş yavaş karardı. Küçük ressam titreyen gaz lambasını söndürdü ve boş bulduğu iki sandalyenin üzerine uzandı. Zaman artık yavaş düşünerek ve hızlı adımlarla ilerledi. Ahmet’in gözleri birdenbire açıldı. İçi içine sığmıyordu. Canı öyle resim yapmak istiyordu ki bu uğurda her şeyini verirdi. Fakat o da ne?!.. akşam bütün kâğıtları bitmişti. Çünkü onların üstüne bir sürü kış resmi yapmıştı. Ama sandalyenin altında bir kâğıt vardı. Ama çok kirliydi. Bu durumda ne yapabilirdi ki?.. Mecburen alıp çizecekti. Epey bir düşündükten sonra karar verdi. Ama ışık az belirmişti gözüne. Aldı kalemlerini eline, uzun bir uğraştan sonra, birkaç ev ile İstanbul’u çizdi. Üzerine ise bir gelinlik gibi İstanbul’un üstünü örten karlar… Aslında o İstanbul’u karlı havalarda bir Gelin’e, üstündeki beyaz örtüyü de gelinliğe benzetiyordu. Hemen ninesinin odasına giderek başının üstündeki çiviyle kâğıdın üstüne bir delik açtı. Ninesi uyuyordu. Ne de güzel olmuştu şu gelin… Çok hoşuna gitmişti. Odadan çıktı ve camın kenarına doğru geldi. Karları seyretmeye dalmıştı. Gözü birden saçları dökülmüş kavak ağacına doğru yöneldi. Ağacın dalında bir tanecik gücünü kaybetmiş yaprak vardı. Sert ve huysuz esen rüzgâr o güçsüz ve dermansız yaprağı da dalından kopardı. Artık yaşlı kavağın hiç yaprağı yoktu. </span><span><span>                </span>O ağacı yaşlı ninesi çok seviyordu. Özellikle şu son günlerde yapayalnız kalan yaprağı hep seyrediyordu. Her seyretmeden sonra torunu Ahmet’e o yaprağın dalından kopacağı an, kendisinin öleceğini söylüyordu. Küçük ressam birdenbire ani bir hızla odaya girdi. Ninesini telaşlı bir sesle çağırdı. Ama o uyanmıyordu. Son bir kez kulağını kalbine götürdü. Kalbi durmuştu. Evet o korkunç an gelmişti. Ninesini kaybetmişti. Hayatındaki tek varlığı ıssız rüzgârlar içerisinde, dalından kopan yaprakla birlikte resminde çizdiği o gelinliğin altında sonsuza kadar kaybolup gitmişti.</span><span> </p>
<p></span><span> </p>
<p></span><span> </p>
<p></span><span> </p>
<p></span><span> </p>
<p></span><span> </p>
<p></span><span>Ömür Tozal, 7/A, 2002. Bu mektubundaki hikâyeleriyle, askerliğini Amasya’da yapmakta olan Türkçe öğretmeni Ünal Bostan Bey’in İstanbul özlemini paylaştı. </span><span> </p>
<p></span>
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://omertolgay.yeniolusum.com/2007/02/15/omur-tozal-gelinlik/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
